Romeo ve Juliet' in Tarifsiz Hikayesi

Romeo ve Juliet dünyanın en meşhur aşıklarıdır ve yeryüzünde "aşk" denince onların hikayesi akla gelir tıpkı Ferhat ile Şirin, Tahir ile Zühre gibi. Onlar öldükten sonra hikayeleri başkaları tarafından anlatılır, oynanır, yazılır çizilir. Yerin altında tüm bunlara kulak misafiri olan Romeo ve Juliet'in bir gün sabrı taşar ve kendi hikayelerini yani 'Romeo ve Juliet'i yerin üstünde en iyi kendilerinin anlatabilecekleri inancıyla tiyatro sahnesine çıkarlar. Kanlı canlı (!) ve biraz da tozludurlar. İzleyenlerle aşk hikayelerinin en özel anını paylaşmayı seçerler: "Balkon"u.

O gece balkonda yaşananları en ince ayrıntısına kadar tüm gerçekliğiyle bir onlar anlatabilir.

 

Romeo'yu düşmanının şölenine götüren o korkusuz aşk...

Juliet'in dansının bitmesini bekleyen o adam...

 

Tahir olmak da ayıp değil

Zühre olmak da

Aşkından dağları delmek de hatta sevda yüzünden ölmek de

 

Ölmek uyumak sadece

Olmamak... işte esas mesele.

 

Yazan: Bora Pak

Yöneten: Hakan Atalay

Oynayanlar: Ayfer Tokatlı, Bora Pak

Kostüm tasarım: Ayşenur Arslanoğlu

Işık tasarım: Mustafa Karakoyun

Asistanlar: Baran Sulari Canbay, Cemal Çelik

Broşür ve tanıtım filmleri: Ufuk Yılmaz

Afiş ve fotoğraflar: Şehmus Özek

 

Süre: 60dk / Tek Perde

 

* William Shakespeare'in Romeo ve Juliet oyunundan hareketle yazılmıştır. Özdemir Nutku çevirisinden yararlanılmıştır.

 

Tanıtım filmleri: https://vimeo.com/sahnealti

 

Ödül: 17. Direklerarası Seyirci Ödülleri - Umut Veren Yeni Tiyatro Grubu